Psk.Ebru TEKİN
psikolog@salincak.com
Aslında ben özellikle itaasizlik kelimesini kullanmaktan hoşlanmıyorum çünkü ; örtük olarak çocukla ilişkimizi ast-üst ilişkisi olarak görme düşüncesini ifade ettiğine inanıyorum ve yaşanan her durumda suçlu birini (genelde bu çocuk) bulma eğilimi içerdiğini düşünüyorum.
Bu yüzden; istenilen davranışı yerine getirmeye 'karşı koyma' ifadesi daha uygun geliyor. Bu düşüncenin çocuklarımızın bizim birer uzantımız olmadığı tersine ayrı birer bireyler olduklarını kabul ettiğimizi gösterdiğini düşünmekteyim.
Karşı koyma veya inatçılık çocuğunuzun gelişiminin her evresinde belli bir ölçüde kendini gösterir, Aslında sınırlar konmaya başladığında karşı koyma, reddetme de başlar. Beklenen davranış sınırları belirlendiğinde, çocuğunuzun size karşı koyması için sahne hazırlanmış olur ki bu da genelde karşılaşılan bir olaydır.
Burada ‘ o zaman sınır koymamalımı?’ sorusunu düşünmek yerine çocuğunuzun size karşı koymasından memnun olmalısınız.
Çünkü çocuk öğrenme sürecini yaşamaktır; amaç size güçlük çıkartmak değil, sizin ne kadar dayanabileceğinizi ölçmek ya da yaptıklarına karşı nasıl bir tepkide bulunacağınızı görmektir. Bu karşı koymalar ciddi bir alışkanlık haline almadıkça telaşlanmaya gerek yoktur.
Devamlı olarak anne babanın isteklerine uyan çocuk söz konusu olduğunda da endişelenmelidir. Bu çocukların mutluluk kaynağı devamlı olarak yetişkinlerin beğenisine bağlı gelişiyor demektir, bireyselliklerini yitirirler, kişisel hiçbir davranışta bulunamaz duruma gelirler. Bu durum yetişkinliklerinde de devam eder.
İyi davrandığı, kendinden beklenileni yerine getirdiği halde beklentisi karşılanmayan çocukta ilgi çekmek için uygun olmayan davranışlarda bulunmakta ısrarcı olabilir.
Unutulmamalıdır ki uygunsuz davranma doğuştan gelen bir eğilim olmayıp sizin tepkilerinizi temel alarak öğrenme ve deneyimler sonucu ortaya çıkmaktadır çocukta.
DİSİPLİN VE ÇOCUK
Disiplin asla cezalandırma, zorlama değildir. Disiplin çocuğa istenilen davranış ve alışkanlıkları öğretmek, iç denetim gelişimini sağlamaktır.
Disiplin; çocuğun sahip olduğu sorumluluklarıyla, yaşantısındaki hareketlerinin doğal ve sosyal sonuçlarını kabul etmesidir.
Çocuğa disipline ilişkin bir kuralı uygularken; sakin ve sorumlu olduğunuz her şeyi yaptığınızdan emin olmanız gerekmektedir. Unutmayın, sevgi temeline dayanmayan disiplin gerçekleşemez. Disiplin sorumlulukla paralel gider ve yeterli çevre imkanlarını sağlayarak çocuğa davranış seçiminde rehberlik etmeyen ebeveynler onu yaşama hazırlayamazlar.
Okul öncesi dönemde bazı temel alışkanlıkları kazanamayan, hak ve özgürlüklerinin sınırını ve sorumluluğunu öğrenemeyen çocuk okul dönemindeki kurallarla karşılaştığında bocalar. Kendi kendini disipline edebilen bir birey olarak yetiştirildiklerinde özgüvenli ve sorumluluk sahibi bireyler olabilirler.
Anne baba çocuk ilişkisinde en önemli anahtar çocuğunu ayrı ve farklı bir kişilik olarak görmektir. Bu düşünce çocuğun pek çok davranışının kabullenilmesinde yardımcı olacaktır. Kabul edici anne baba çocuğun kendi yaşam programını geliştirmesine izin verir, daha az kabul edici anne baba ise çocuğun yaşamını onun adına kendisi programlamak ister. Thomas Gordon’ un durumu özetleyen güzel bir sözü vardır:
‘Bir yaşam verdiniz şimdi çocuğun ona sahip olmasına izin verin.’
ANNE BABA ÇOCUK İLİŞKİSİNDE EŞ İLİŞKİSİNİN ÖNEMİ
Çocukların olduğu kadar eşlerinin de yaşamlarında önemli bir yeri olduğunu düşünen anne babanın çocuğunun çok daha sağlıklı olduğu da yapılan gözlemlerle ve araştırmalarla ortaya konmuştur. Eşlerin birbirlerine çocuklardan ayrı zaman ayırmaları, istek ve ihtiyaçlarına önem vermeleri, birbirlerini dinlemeleri, saygı göstermeleri, ev işlerinde yardımlaşmaya açık olmaları, çocuğun ihtiyaçlarının giderilmesinde sorumlulukları eşit olarak paylaşmaları ilişkilerini geliştirdikçe çocuğun kendini sevgi ve güven dolu bir ortamda görmesini kolaylaştırmaktadır.
Bu tür anne babalar çocuklarına daha huzurlu ve özgürlükçü bir ortam sağlarlar, gereksinim duyduklarında yanındadırlar ama istenmeden yaşamlarına karışmazlar. Eşleriyle doyurucu ilişkileri olan anne babalar çocuklarını kabul etmede daha başarılıdırlar.